|
Değerli kardeşlerim, sevgili evlatlar…
Bu sohbetimiz, günümüz dünyasında, zahiri ve manevi bilgilerin önemi hakkında olacaktır…
İçinde bulunduğumuz şu asır, 2000li yıllar, ilmin, fennin ve teknolojinin geliştiği, her türlü bilginin dünyanın dört yanına yayıldığı dönem… Bu konuda insanlık tarihinde belki de en yüksek nokta…
Kitapların kısa zamanda yazıldığı; değişik dillere çevrilerek, bilgilerin insanlara en kısa zamanda ulaştırıldığı; gazete, dergi, telefon, televizyon ve bilgisayar gibi iletişim araçlarıyla yeryüzünün her bir yanındaki insanlarla bilgi alışverişinin yapıldığı…
Öğretim kurumlarının sayıca çoğalarak neredeyse evi kadar insanlara yakın olduğu…
Modern ulaşım araçlarıyla kısa zamanda bilgilerle buluşulduğu… Bilgilerin uzak diyarlardan belli kafalardan belli kitap ve kütüphane içlerinden çıkarak insanların elindeki cep telefonlarına kadar girdiği bir çağ bir asır 2000li yıllar…
Eğer içinde yaşadığımız şu asırda gerekli bilgilere ulaşmak sadece cep telefonunun tuşlarına basacak kadar kolay bir hale gelmişse insanların bilgisiz ve cahil olduğunu ileri sürmek tabi ki mümkün değildir…
Bu nedenle bilgiyi elde etmek yönünden tüm zamanların en yüksek seviyesine çıkan bu asır insanları dünya barışı huzur sevgi ve kardeşlik yönünden de tüm zamanların en üstüne çıkması gerekir…
Oysa günümüzde şu 2000li yıllarda bunun tamamen aksi yaşanıyor… Sanki insanlık, korku ve dehşet verici bir filmde tümden rol almış, bir felaket dizisinde başrolü oynamak için yarışıyor…
Bugün insanlar ilmi, teknolojiyi ve bilgilerini, birbirini öldürmek, inançlarını söndürmek, ülkesinden ve yeryüzünden silmek, yok etmek için kullanıyor…
İnsanlık tarihinde en yüksek seviyeye çıktığını iddia ettiğimiz bu ilim ve bilgiler nasıl şey o zaman…
Müsbet ilimleri ve zahiri din ilimlerini suçlamak ve faydasız olduğunu söylemek mümkün değildir…
Bütün sorun bilgilerin manevi bilgilerle desteklenmemesi mana hallerine çevrilerek duygusal yönlerinin yaşanmamasından ileri gelmektedir…
Fen bilgileri olsun zahiri din bilgileri olsun, elde edilen bilgiler, hale çevrilip yaşanmazsa, felaket üreten insanlık suçları işlenmeye devam edecek ve bu suçlara karşılık insanlar Rabbinden sürekli ceza görecektir…
Bilginin insanlığa faydalı olması, hale çevrilip Yüce Rabbimizin istediği şekilde yaşanması gerekir…
Zira halle yaşanmayan, insanlığa zarar veren, insanlığa faydalı hale getirilmeyen bir bilginin âlimliğinden bahsetmek Hak katında anlamı ve faydası olmayan bir iştir…
Bu nedenle zahiri ilmi ve yaşamı, manevi eğitimle, kalbi ilimlerle, manevi duygu ve düşüncelerle destekleyerek bütün kâinatın hizmetine sunmak gerek…
|