|
Değerli kardeşlerim, sevgili evlatlar…
Bu sohbetimizin konusu Allah’a tevekkül etmek ve Allah’a güvenmek hakkında olacaktır…
Allah’a tevekkül edin…
Allah’a güvenin…
O’na tevekkül etmeyene, güvenmeyene, Yüce katındaki tüm şefkat kapıları kapalıdır…
Olmazsa olmaz diyerek, her düşündüğünüze kavuşmak, her istediğinizi almak için, kendinize ve yaratıklarının gücüne güvenmeniz, Yüce Mevlâ’yı darıltır, Rıza yollarına bir bir kilit vurdurur ve sizler için yerlerin ve göklerin lehinize olacak bütün sebeplerini ortadan kaldırır…
Bu nedenle, Hakk’ın sevgisini ve gücünü üzerinize çekmeye çalışın… Dünya ve içinde olanlara verdiğiniz güveni yok edin… Yaratıklarla, Yaratanınıza yaptığınız şirki terk edin, bırakın… Yeri, göğü ve sizi idare eden, sizin için kararlar çıkarıp, üzerinizde her an tasarrufta bulunan, Yüce Rabb’imizi sevin… Yaratıkları aradan çıkararak, her işinizde O’na güvenin, O’na tevekkül edin… Göreceksiniz O’nun yardımları ve sonsuz rahmeti her yanınızı saracaktır…
Dağınık, perişan, bütün işleriniz ve hâlleriniz düzelecektir… Hatta bütün âlem ve içindeki yaratıklar üzerinize çullanıp sizi yok etmeye, O’nun verdiğini almaya, vermediğini vermeye kalksalar, Hakk’a verdiğiniz tevekkül ve güven duygularınızla bunların zararsız hale geldiğini görecek, Hakk’ın güç ve koruma âleminde acizliklerine şahit olacaksınız…
Allah kendisine tevekkül eden, sadece kendisine güvenen kullarını, her şeyden esirger… Her işlerine yardım eder… Çirkin ve zararlı her şeyi onlardan uzaklaştırır… İlimle donatır… Kendine çeker… Kendini tanıtır… Kendine ulaştırır… Ve iç âlemlerine, kalblerine tecelli ederek, ummadıkları, bilmedikleri yerlerden rızıklarla buluşturur…
Yaratıkların makamlarına, güçlerine, sözlerine, vaadlerine güvenerek, onlardan yarar ummak, peşlerinden koşmak, Allah’tan yüz çevirmek olur… Ve imanı bedenden çıkarır…
Yüce Yaratandan başka, duygu ve düşüncelerinizle, neye gönlünüzü kaptırır, neye güvenirseniz, bunlar sizin için şirk aletleridir ve tek tek putlarınız sayılır, ki bu da inanan kişiyi imansızlığa kadar götürür…
İbadet, iyilik, her ne yapıyorsanız, Allah’a tevekkül ederek, Allah için yapın… Muhtaç olduğunuz ve hayırlı bildiğiniz her şeyi, Allah’a güvenerek, O’ndan isteyin…
Yaratıklarına boyun bükerek avuç açmayın… Zahirde kullardan isteseniz bile, kulların O’nun birer aleti olduğunu, onlara verdirenin Allah olduğunu bilin ve sadece O’na güvenin…
Kulların kendisine olan aşırı güveni, Allah’a olan sığınma güvenini yok eder… Gaflete düşürerek, dua etme, yardım isteme gibi kulluk görevlerini unutturur… Hakk’ın karşısında edep ve terbiyesinin, kaybolmasına neden olur…
Kişinin Allah’ın rahmetinden çok, ibadet, iyilik ve ilmine güvenmesi, gurur, kibir gibi benlik duygularını ayaklandırır… Ve dünyada elde ettiği nimetleri, makamları kendi gücüyle aldığını, ahirette ise cennete kendi yaptıkları ile gideceğine inanır…
Sevgili Peygamberimiz’in (S.A.V.): “Ben de dâhil, Allah’ın rahmeti olmadan hiç kimse cennete giremez…” hadis-i şerifini duymak bile istemez…
Kişinin iki cihanın yatırımı olarak gördüğü, mal, mülk, para, makam, soy, sop, arkadaş, eş, akraba ve evlatlarına verdiği sınırsız güven ve değerler, Allah’ın her şeyin sahibi olduğu, yaratma ve sanat gücüne olan güveni yitirir…
Ve bu güvenilen her şey zaman içinde fitne, çile, hayırsızlık, vefasızlık ve nankörlük kaynağı olarak ortaya çıkar…
Bu nedenle Allah’a tevekkül edin, sadece O’na güvenin…
Allah’tan başka kime güvenir, neye tutunur, neye dayanırsanız, hepsini birer ilah olarak kalbinize yerleştirir, Hakk’ı kendinizden uzaklaştırırsınız…
Yaratıklara olan güveni duygularınızdan silmedikçe, imanımızın gereği, sadece Allah’a tevekkül edip, O’na güvenmedikçe, şehadet getirip Allah’tan başka ilah yoktur demenin, iki cihanda hiç birimize hiçbir yararı olmayacaktır…
|
|