:: İstatistik ::
 

    LÜTFEN… ÖNCE ZİYARETÇİ DEFTERİNE GİRİNİZ…

Önceki Sayfa

1

2

3

Sonraki Sayfa

4

5

6

7

16.04.2007

 

SORU 27: Yazılarınızda Allah Teâlâ’yı anmak, zikretmek gerektiğini söylüyorsunuz. Bu konudaki Ayet ve Hadisleri yazarsanız memnun oluruz…

CEVAP: Güzel Mevla’mın Kutsal Kitabı, Kur’anı Kerimde şunları buyurmuştur;

“Beni tâatle zikredin, ben de sizi mağfiretle yad edeyim, tâatle ni’metlerime şükredin, ma’siyetle küfran etmeyin.” (Bakara sûresi : Ayet 152)

“Rabb’ini çok zikreyle; akşam, sabah, daima tesbih eyle” (Âl-i İmran sûresi : Ayet 41)

“Bu olgun akıl sahipleri Allahü Teâlâ’yı ayakta, otururken ve yatarken (yani daima) zikrederler.” (Âl-i İmran sûresi : Ayet 191)

“Ayakta otururken ve yatarken (yani daima) Allahü Teâlâ’yı zikrediniz” (Nisa sûresi : Ayet 103)

“Rabb’ini kendinde tazarru ve niyazla ve azabdan korkarak zikr eyle. O zikr gizli olsun. Sabah Akşam ona devam et ve ondan gafil olanlardan olma.” (Araf sûresi : Ayet 205)

“Allahü Teâlâ’yı çok zikrediniz” (Enfal sûresi : Ayet 45)

“İman edip, kalbleri zikrullah ile dolu olanlar, biliniz ki, zikrullahla kalbler mutmain olur.” (Rad sûresi : Ayet 28)

“Rabbini zikr et ve de ki, şayet Rabb’im beni bu doğru yola hidayet eder.” (Kehf sûresi : Ayet 24)

“Kim benim zikrimden yüz çevirirse, onun hakkı da dar bir geçimdir. Kıyamette onu gözleri kör olarak haşr ederiz.” (Taha sûresi : Ayet 124)

“Öyle kimseler vardır ki alış veriş onları Allahü Teâlâ’yı hatırlamaktan alıkoymaz.” (Nur sûresi : Ayet 37)

 “Allahü Teâlâ’yı çok zikredenlerin, Allahü Teâlâ küçük günahlarını mağfiret, taatlerine büyük ecirler hazırladı.” (Ahzab sûresi : Ayet 35)

“Ey mü’minler, Allahü Teâlâ’yı her çeşit zikirle daima zikr ediniz. Sabah ve akşam ona tesbih ediniz.” (Ahzab sûresi : Ayet 41-42)

Güzel Mevla’mız Hadis-i Kutsilerde şöyle buyurmuştur:

“Lâilâhe illâllah benim kal’amdır. Onu söyleyen kal’ama girmiş olur. Kal’ama giren azabımdan emin olur. Ey insanoğlu, Beni arayan bulur. Beni bulan Bana hizmet eder. Bana hizmet eden, Beni zikr eder. Beni zikr edeni, Ben de zikr ederim ve onun sevgilisi olurum.”

Resülullah (S.A.V.) efendimiz de zikir konusunda şunları söylemiştir:

“Zikrullah muhabbetini bulanı, Allahü Teâlâ sever.”

“Lailâhe illallah diyenin kalbinden perdesi kalkar.”

“Her şeyin bir parlatıcısı vardır. Gönülün parlatıcısı zikrullahtır.”

“Zikrullahtan üstün bir sadaka olmaz.”

“Cennet ehli, ancak içinde zikr etmedikleri saate üzülürler.”

.doc formatında indirmek için tıklayınız


17.04.2007

 

SORU 28: Ben Zekeriya Keskin. Güzel Mevla’mızın güzel isimlerini, hem kendim hem de eşim ve çocuklarıma okutmak istiyorum. Esmâ-i Hüsnâ’yı manaları ile birlikte verirseniz memnun olurum.

CEVAP:                                           E S M Â -İ H Ü S N Â

Hadis-i şerifte, Esma-ihüsna'yı ma'nası ile birlikte ezberleyenin Cennete gideceği bildirilmiştir.

01- YA ALLAH: Her ismin vasfını ihtiva eden öz adı

02- YA RAHMÂN: Dünyada bütün mahlükata, merhamet eden, şefkat gösteren, ihsan eden

03- YA RAHÎM: Ahirette, mü'minlere acıyan.

04- YA MELİK: Yaratıcı, kâinatın sahibi.

05- YA KUDDûS: Her noksanlıktan uzak.

06- YA SELÂM: Her tehlikeden selamete çıkaran

07- YA MÜ'MİN: İman nurunu veren

08- YA MÜHEYMİN: Her şeyi görüp gözeten.

09- YA AZÎZ: Mutlak galip, karşı gelinemez.

10- YA CEBBÂR: Dilediğini yapan ve yaptıran.

11- YA MÜTEKEBBİR: Büyüklükte eşi yok.

12- YA HÂLIK: Yaratan, yoktan var eden.

13- YA BÂRÎ: Herşeyi kusursuz yaratan.

14- YA MUSAVVİR: Varlıklara suret veren, onları Birbirinden ayıran özellikte yaratan.

15- YA GAFFÂR: Günahları mağfiret eden.

16- YA KAHHÂR: Her istediğini yapacak güçte.

17- YA VEHHÂB: Karşılıksız nimetler veren.

18- YA RAZZÂK: Her varlığın rızkını veren.

19- YA FETTÂH: Her türlü sıkıntıları gideren.

20- YA ALÎM: Gizli açık, geçmiş, gelecek, herşeyi ezeli ve ebedi ilmi ile çok iyi bilen.

21- YA KÂBÎD: Rızıkları daraltan, ruhları alan.

22- YA BÂSIT: Rızıkları genişleten, ruhları veren.

23- YA HÂFID: Kâfir ve facirleri alçaltan.

24- YA RÂFİ': Şeref verip yükselten.

25- YA MU'IZ: Dilediğini aziz eden.

26- YA MÜZİL: Dilediğini zillete düşüren.

27- YA SEMÎ': Mükemmel işiten.

28- YA BASÎR: Gizli açık, herşeyi iyi gören.

51- YA ŞEHÎD: Her an her yerde hazır ve nazır.

52- YA HAK: Varlığı değişmeden duran. Var olan, hakkı ortaya çıkaran.

53- YA VEKÎL: Kulların işlerini bitiren.

54- YA KAVÎ: Kudreti en üstün ve hiç azalmaz.

55- YA METÎN: Kuvvet ve kudret menbaı.

56- YA VELÎ: Mü'minleri seven, yardım eden.

57- YA HAMÎD: Hamd ve senaya layık.

58- YA MUHSÎ: Varlıkların sayısını bilen.

59- YA MÜBDİ': Maddesiz, örneksiz yaratan.

60- YA MU'ÎD: Yarattıklarını yok edip, sonra tekrar diriltecek olan.

61- YA MUHYÎ: Mahluklara can veren.

62- YA MÜMÎT: Her canlıya ölümü tattıran.

63- YA HAYY: Ezeli ve ebedi bir hayat ile diri.

64- YA KAYYÛM: Zatı ile kaim, mahlukları varlıkta durduran.

65- YA VACÎD: Hiçbir şey kendine gizli değil.

66- YA MÂCİD: Keremi, ihsanı bol olan.

67- YA VAHİDÜL EHÂD: Zat, sıfat ve fiillerinde benzeri ve ortağı olmayan, tek olan.

68- YA SAMED: Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, herkesin muhtaç olduğu merci.

69- YA KÂDİR: Kudret sahibi, dilediğini yapan.

70- YA MUKTEDİR: Dilediği gibi tasarruf eden her şeyi kolayca yaratan, kudret sahibi.

71- YA MUKADDİM: Şerefte birini öne alan.

72- YA MUAHHİR: Dilediklerini tehir eden.

73- YA EVVEL: Ezeli, varlığın başlangıcı yok.

74- YA ÂHİR: Ebedi, varlığının sonu yok.

75- YA ZÂHİR: Yarattıkları ile varlığa açık.

29- YA HAKEM: Mutlak hakim, hakkı batıldan ayıran.

76- YA BÂTIN: Aklın tasavvurundan örtülü.

30- YA ADL: Mutlak adil, yerli yerinde yapan.

77- YA VÂLİ: Bütün kainatı idare eden.

31- YA LATÎF: Lütfeden, herşeye vakıf.

32- YA HABÎR: Herşeyden haberdar.

78- YA MÜTEÂLİ: Son derece yüce.