Ana Sayfa
Sohbetler
Şiirler
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Şiirleri
Açıklama
Reklamlar
:: İstatistik ::
 

Şeref ÇAKMAK Hocamızın kendi sesinden sohbetleri…

Allah Dostlarının özellikleri hakkında...

Video kaydetmek için tıklayın…

mp3 formatlı ses kaydetmek için tıklayın…

Değerli kardeşlerim, sevgili evlatlar…

Bu sohbetimizin konusu Allah Dostlarının özellikleri hakkında olacaktır…

Yüce Mevlâ’mız Kur’an-ı Kerim’inde şöyle buyurmuştur:

“Halbuki O’nun velileri ancak şirkten sakınan müminlerdir…” (Enfal sûresi : ayet 74)

“Biliniz ki Allah’ın velileri için hiçbir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır.” (Yûnus sûresi : ayet 62)

Allahü Teâlâ kudsi hadisinde de şöyle buyurmuştur:

“Kim bana dost olursa, onun istediğini yaparım. O Bana güvensin. İzzetim üzere and olsun ki eğer Benden Dünyanın zevâlini istese, onu izale ederim. Kim Benim dostum olma şerefine nail olursa, ona keramet vermek gerekir Bana.”

Resülûllah (S.A.V.) Efendimiz de, çok sevdiği ümmetine Din ilmini öğretmiş ve Ledünni ilmi öğrenmeye yetenekli olanları da bu konuda yetiştirmiş ve ümmetlerinden Hakk dostları çıkmasına vesile olmuştur.

Bazı hadis-i şeriflerinde de şöyle buyurmuşlardır:

“Kim ilmiyle amil olursa, Allah, ona bilmediğini de ilham eder, onu da bildirir.”

“İlim ikidir; biri Kur’an’ın zahiri ilmidir ki, o, Allah’ın yarattıklarına hücceti ve delilidir. Biri de Kur’an’ın bâtın ilmidir ki, o da Rabbani fayda ilmidir.”

“Ümmetimin evliyası görülünce, Allah hatırlanır ve anılır. Zira evliyanın yüzüyle müşerref olanın kalbinde Allah fikri bulunur.”

“Kim Allah dostlarına eziyet ederse, Allah onlardan O’nun intikamını alır.”

“Dünya, ahiret ehline haramdır. Ahiret de dünya ehline haramdır. Her ikisi de Allah ehli olanlara haramdır. Ehlullah, büyük velilerdir.”

Değerli Kardeşlerim…

Allah dostlarının özelliklerini ağaçlar kalem, denizler mürekkep olsa yazmakla bitmez… Ancak kısaca, okyanusta bir damla misali şunları söyleyebiliriz:

- Yaşamlarını Kur’an ve sünnete göre yürütürler…

- Kendileri için çizilen bir plana göre davranırlar…

- Kendisini görenin kalbi ilahi tecellilerle buluşur…

- Allah onları istediği gibi konuşturur… Konuşmaları karşısında olanların haline göre şekil alır…

- Halka hitap ederken hikmet dilini kullanırlar… Kader ve kazanın hükmünü, Hakkın fiil tecellisini onlar üzerinde görür ve onlara acırlar…

- Onları Allah ve melekleri ve tüm halk sever… Yalnız kâfir ve münafıklar sevmezler…

- Doğruluk kanatları açılmıştır… Kalp gözleri görür… Her yeri ve her yönü, denizi, okyanusu, kıtaları gezer, sahilleri ve dağları dolaşırlar…

- Halkın dertlerine şifadırlar… Onlara tabibdirler…

- Haktan uzak kalmışlara baktıkları zaman onlara huzur verirler…

- Bir yere nazar ettiklerinde, yıllar geçse o nazarın izi silinmez…

- Onların sözü şifadır… Her kelimesi bir vahiy meyvesidir…

- Cenneti ve cehennemi unutup, sadece O’nun için kulluk yaparlar…

- Bedenleriyle belli yerde olmalarına rağmen gönülleri şarkı, garbı dolaşır… Arşta, Kürsi’de bulunurlar…

- Kendi gölgeleriyle değilse de, ruhlarıyla Mi’raca ererler… Mevla’yı sırlarıyla müşahede ederler…

- Yeryüzünde yayılmış ilahi bir kokudurlar ki, iyi ve doğru olanlar o kokuyu alırlar ve Mevla’ya şevkle tutulurlar…

- Onlar Hak’kı korudukça, Allah da onları korur… Onlar Hakkı yücelttikçe Hak da onları yüceltir… Kendilerinden meydana gelen kerametleri Yüce Mevla’nın emriyle gösterirler…

- Halka karşı son derece ince ve yumuşaktırlar… Güler yüzlüdürler… Özürleri kabul ederler… Hakkın bütün yaratıklarına şefkatlidirler… Onlara hep sevgi beslerler…

Değerli kardeşlerim…

Ne hikmetse günümüzde insanlar Allah’ın Veli kulu olabileceğine inanmadığı gibi, bu sözleri söyleyenlere de şaşırıyor ve hatta ağzına almaktan, sözünü etmekten çekiniyor, korkuyorlar…

Veli kul olmak, Mevlânâ ve Yunus gibi, sadece bu büyük Hak dostlarına mahsus olduğunu, bunun eski çağlarda kaldığını ve bugün olmasının mümkün olmadığına inanıyor…

Oysa her zamanlarda olduğu gibi şimdi de, yeryüzünde gelmiş geçmiş 120 bin peygamber aleyhisselamların ruhaniyetini ve sıfatlarını temsil eden, en azından 120 bin tane Allah’ın Veli kulu bulunmaktadır…

Ahirete göçenin yerine yenisi yetiştirilmek suretiyle kıyamete kadar bu sayı devam edecektir…

Allah’ın istediği şer’i hükümleri yerine getirir, manevi eğitimle hakikat ve marifet ilimlerini elde ederseniz, neden sizler de olmayasınız…

‘Veli kul olmak kolay mı? ‘ sorusuna cevap: ‘Zor, ama gerçekten zor.’

Bu zorluk sizin için değil, bu zorlukları aşmış ve bu zorlukları size aştıracak ehil kişilere aittir…

Sizin zorunuz ise önce veli kul olmaya karar vermek ve sonrasında sizi eğitecek, amacınıza ulaştıracak ve tüm geri kalan zorları onun üzerine, onun sorumluluğuna bırakacak ehil Hak dostlarını bulmaktır…

Allah dostları, manevi hal ve bilgileri, zahiri sebep ve vasıtalarla elde etmezler…

Manevi eğitim süreci içerisinde, Hakk’ın nazargahı olan kalblerini temizlemeleri sayesinde, Yüce Mevlâ’nın istediği duygu ve düşünceleri O’na verip, O’nun tecellilerini kalplerine çekerler…

Bu tecelliler manevi ilham, şefkat, iyilik ve rahmet tecellileridir ki tüm bunlar, onlara Hakk’tan gelen, Hakk’ın birer elçileridir…

Allah’ı ve O’nun dostlarını tanımaya bakın… Allah dostlarıyla tanışın… Onlara saygı gösterin…

Anlayamadığınız konularda muhalefet ederek onları incitmeyin kırmayın…

Onlara vereceğiniz sevgi yoluyla, ilim, güç ve makamlarından faydalanarak, birer Hak dostu olmaya çalışın…